KARAPINAR KÖYÜ
  Oguz Hoca
 




DUYGU SELİ
Burnumun ucunda da olsa ölüm çıkar yol yok ki .Selim bizim işler buralarda biraz işler bizim elem çekeceğiz ne çare ömüre yoktur bizde rağbet taktir ne ise o olur kapandı yine kapılar birer birer kıydılar canlara suçu alan yok olan oldu ölenlere cana canlara kıyıldı sebepsiz yerlere adamın hükmü yok ki hayat neymiş insan neymiş hiç değersiz bir şey.Örümcek bağlamış beyinleri kardeş kardeşi nasıl vurur bu nasıl dehşet bu nasıl vahşet bu insanlık değil ancak canavarlık hatta daha da adilik bu kadar beyinsizlik geriş zekalılık olmaz ki inancın olmadığı yerde insan adeta zalimleşir.Adamların beynine hücrelerine hep ölüm öldürme duygusu işlenmiş,vahşet işlenmiş silahlar konuşursa ölüm olur elbet herkeste silah var.adeta buralar savaş alanı musluklardan su yerine kan irin akıyor.İnsanlar su yerine kan içiyor.Bu vahşete hiç dur diyen çıkmayacak mı?Geceleri silahlar susmayacak mı?Bırakalım silahları silahımız kalem olsun söz olsun göz yaşı yerine açsın çiçekler ufuklarda umutla bakalım yarınlara birlik olsun kuvvet olsun dostluk olsun dürüstlük olsun tatlı yensin tatlı konuşulsun .Mermiler yerine çiçekler verilsin insanlara tatlı sözler söylensin küfürlerin yerine kırmayalım kalpleri silelim kötülükleri yer yüzünden alimden zalim zalimden alim yapan sensin Allahım .Bütün insanlar iyilik üzerine doğar. Özlem duydum hasrete sevgiye özledim bazen merhameti sevgiyi şefkat eksik hep gözlerinde değerliydin bende sevgiydin mutluluktun dilimde özlemdin gözlerimde seni hissederdim iliklerimde.Dokunuş yakarış ya yalvarış hepsi silindi yok oldu şimdi dimağlardan beni bende gören beni bende hisseden beni ben olduğum için seven sevdiren kalbine bir yumuşaklık veren dağları eriten bir azim vardı ki bende ama şimdi o sevecenliğim mazide kaldı.Yeni arayışlarda olan kalbim bir gün yaprakları dökülmeye yüz tutmuş bir güle rastlarsa bakarsın takılır.Kim bilir belki bende severim mecnunlar gibi ,Ferhatlar gibi yorgun gönlüm çıkar zirvelere yukardan bakarım beklide sizlere ama ben altı iyi bilirim aşağılanmayı küçük görülmeyi tattım bunun için her zaman yerle bir olmaya karar verdim.Kalbim titrer birilerini kırmamak için ne gerekse onu yaparım.Sevgiyle yoğrulmuş mayamız iyiliktir parolamız kırmayız yaparız yıkmayız çünkü kırmak kolaydır ama yapmak zordur .Biz merdiveni dayadık mı sevgiye arkası kendiliğinden gelir.Hüzün dolup taşsa da gönüller yinede huzurlu olmalıyız
Bazı kırgınlıklar olsa da mesafeleri kapatmak gerekir.Her şeyden huy kapmamak şüpheci olmak
Kendinin nerede ve hangi seviyede olduğunu iyi bilmek gerekir.Bazı ölçüler yanlış tartsa da doğru her zaman doğrudur .Doğrulardan olabilmek çok önemlidir.
Nerde kaldı beklediğim güneşler ben hep karanlı yollarda mı yürüyeceğim.Ya yoluma bazı engeller koyan olursa karanlıkta ben o engelleri nasıl aşacağım.Vadiler uzanır,yollar kıvrılır.Bazen ateşler fışkırır bastığım yerlerden hırçın kayalarda yosunlar biter .Otlarda böcekler ,çekirgeler ,kelebekler gecelerde ışık böcekleri ah o mehtaplı gecelerde bülbül sesleri yok mu?Nerde matemler ben istemiyorum poyrazı kara yeli yazda kaba yeli baklada uğur böceği,çiçekte arıyı çalışan karıncayı,cırcır böceği ,atlı karıncayı ,örümceği ,sineği ,kuşları, leyleği yılanı ,akrebi sevgiyi sevmeyi burada gördüm.Gecelere gömülü yalnızlığım seni hatırlatsa da bana mülayim süzülüşün gözümde hala bana acı veren şeyleri niye hatırlarım bilmem ki ya rap
Birde sevinçlerimi hatırlaya bilsem.Hep mazim acıyla dolu olduğu için ben hep acıları hatırlıyorum.Ölürken de her halde acı,hasret,gurbet,mazi, yokluk,diyerek ölürüm her halde.İnsan neden gariptir ki kendi değerini bilmez .Asileşir bana vur acıları ver dertleri ki başkalarına kalmasın belki ben dertliyim ,belki çileliyim ama bir gün gelecek hepsi geçecek. Bende beklediğim hiç doğmayan güneşlere ulaşacağım .Boyasalar da yalan yanlış ipimi ben onlara kanmayacağım.Varsın bizim ip boyasız renksiz kalsın.Rengini alan ip başka renge boyanmaz ama renksiz ip her renge boyana bilir.Yeter ki biz isteyelim.Döner duvarlar sanki dünya dört bir yana sallanıyor.Bir dönen sen misin dünya insanlar bile dönüyor artık.Nerde o dost için arkadaş için canını bile verecek arkadaşlar.Devir öyle bozuldu ki babana bile güvenmiyorsun .Kimin eli kimin cebinde belli değil.Eskiden etle tırnak ayrılmazdı .Şimdi kemikle tırnak bile ayrılır oldu.Kalemi ters yazdıranlar bile var.Eskiden don vardı terlik vardı.Şimdi don kayboldu baldırı çıplaklık geldi.Biri don giyerse türban takarsa gericilik oluyor.Evrime inanan benim ileri görüşlü kardeşim gerici olsak ilk insan gibi çıplak gezeriz.Biz çıplak değil don giyiyor türban takıyoruz.Demek ki gerici biz değil sizsiniz.
Çünkü siz cıbıldak geziyorsunuz biz değil daha
ne.Bakınca da kötü oluyoruz.Açık tarlaya her türlü mal girer eşekte ,atta,beygirde,keçide,koyunda .Bizde koyun olalım bari.Çünkü yine en uysalı biziz.Kolay kolay tarlanıza girmeyiz.Size ziyan verenler aslında başkaları ama,size ara sıra dokundurmak gerekiyor.sizin oranızı buranızı ellemek hoşunuza gidiyor.Biz karşıdan bakınmakla bahar almayız.Sizin baharınız size bizimkide bize olsun bari yüksek müsaadelerinizle.
1995 SASON/BATMAN
Ahmet Oğuz BALKAN
ŞİİRLERİMDEN
ALLAH’IM
Değer verdiklerim hep yok oldular birer, birer
Neden hep acı verdin bana Allah’ım
Heder olan yıllara acırım şimdi sensiz
Beni neden zamana yenik düşürdün Allah’ım
********************
Sensizlik bomboş bir âlemmiş meğer
Sana yıllardır hep verdim değer
Bazıları aman be canım bana ne der
Beni bu denli neden hissi yarattın Allah’ım
********************
Üzülürüm her acıya yoksul kalanlara
Seni ekledim seni söyledim dualarda
Bana gelmedin bana gülmedin yıllarca
Beni neden yokluklara mahkûm ettin Allah’ım

Karanlıklara boğulmuş ruhumu aydınlat
Ona sevilmeyi sevmeyi sen anlat
Beni dualarla yeter ki sen ağlat
Kurtar beni yanına al ne olur Allah’ım
********************
Sana günahkâr kul olarak geldim
Kötü geçmişi belleği yeni sildim
Af et beni en yüce seni bildim
Düşürme dilimden duaları ne olur Allah’ım
********************
Sana yalvarıp yakardım yıllardır
Aşkımın ateşi elbet sizleri de yakardı
Bağlansaydım sana tam manalarla
Görevimi bilemedim sendeledim affet beni Allah’ım

 

ŞİİRLERİMDEN                                NELER GÖRDÜĞÜMÜ

 

İntizar alan deli gönlüm dur artık yürüme boşluklara

Hitap eder yıllardır sözlerim sana dinlemezsin beni al dualara

Yoğrulan hamur misali özleştim çileyle ben bak ağaran saçlara

Savruldum hasret rüzgârıyla tükenen ömrümde yer kalmadı yaşlara

**********************************

Kanımla yazdım öfkemi sana ibret olsun diye

Karanlığı aydınlattım sana inat göresin beni diye

Açık yattım uyudum öfkemi kinimi yeneyim diye

Biraz bulunan ufuklara baktım sana gözlerim gelir diye

**********************************

İfade eder sanırım geceler aydınlığa kavuşunca hünerini

Dökülen her tel saçım bir yıla tekabül eder deli eder beni

Yalnızlık kokan, hasret kokan sensiz geçen şu günleri

Dile getirir sanırım beyaz saçlar elbet benim çektiklerimi

*********************************

Ellerim titrer korkuyorum şimdi esrarengiz olaylardan

Sor sana söylesin şu gözlerim neler gördüğünü

Belki hak verirsin insafa gelirsin bir gün dönersin

Kim bilir belki gülersin, belki üzülürsün, bekli de gidersin

**********************************

Kovulan kapılardan, yaralanan gönüllerden medet uman

İşi sır olmaktan çıkan sırdan da ötede bulunan kalan

Benliğime kara leke olarak sürülmeğe çalışılan uğraşılan

Acımasızlığı, adaletsizliği marifet sayan yaptıklarıyla gururlanan

**********************************

Volkanlar patlarken içimde sana olan sevgimde

Yığılıp kalan gururum nasıl olsunda kendine gelsin

Ateş püsküren dilim sana nasıl olsunda seveyim desin

Yazmaz kalemim inan senin ismin cennet olsa bile

**********************************

Uzanmam bir daha sana doğru kırılır elim ismin gül olsa bile

Açmam kapını sana inat kapın bana hazine olsa bile

Sormam sana rağbet olsun diye suyolunu çölde susuz kalsam bile

İntizarımı geri alırım olurda seni tutar, benden sana hatırlayacağım bir şey kalır diye

Sen umuda umutsuz bakan gecemde zifiri karanlık olsan bile

 1995 SASON/BATMAN

Ahmet Oğuz BALKAN

ISRAR EDEN GÖZLERİM

Şahlanan nefsime gem vurma zamanı yeni geldi

Zarif bedenin bak nihayet önümde dize geldi

Zaman en iyi ilaç gönüllere tüm gerçeği gözler önüne serdi

Israrla kalbim niye bilmem ki hâlâ delice seni sevdi

*******************************

Dimağlarda yer eden şuurla yükselen

Karanlığa gömülü gönüllere seslenen

Özgürlüğü elinden alınıp kafeslenen

Mezarı kırmızı karanfillerle süslenen

Ben olmalıyım senin sevginden beslenen

*******************************

Hırçınlıklar belirir benliğimde ısrar eder gözlerim

Kahrolur içim kalbimi kırar düşündükçe sözlerin

Unutmak mümkün mü o anı bana isyan ettin günü

Düşünürüm hep maziyi geleceği o günü huzuru gözlerim

*******************************

Çıngıraklı yılanlar doldu bu eller zehir kokuyor

Ne kahpelik bu insana her an ürperti veriyor

Yarap yetmez mi bu katliam niye hep iyiler ölüyor

Fanisin dünya haksızsın felek vakti gelen gidiyor

*******************************

Vuramam ben insana acırım hep hak gözetirim

Bölüşürüm kuru ekmeği bile kardeşimle kendi yoluma giderim

Vazife her şeyden üstün vatan millet Sakarya derim

Adaletsizliğe gelemem kafam bozulursa çeker giderim

*******************************

Serap görüp seraba koşanlar tanıdım dünyada

Öfkeden kudurup coşanlar gördüm dünyada

Ya sabır sabrın sonu selamettir diyenlerde var burada

Dokunma bırak kalbim, kalsın sevgilere hurda

*******************************

Kayığını yüzdüren kaptansa biz çok geri kaldık o zaman

Yüzsüzlük, yolsuzluk marifetse burada biz hünersiz kaldık o zaman

Bir gün beklediğim o günde gelecek, kral biz oluruz o zaman

Bu dünya kimseye kalmayacak, öbür dünyada hakkımızı alırız, o zaman

*******************************

Sen de haklıyı hakkı gözet bir gün gideceksin

Sana yapılan haksızlıkları elbet sezeceksin

Dünya yalan boş sen olmayınca deyip gezeceksin

Yetimin hakkını öbür dünyada elbet vereceksin

Orda torpil sökmez be gülüm bakalım ne diyeceksin

1995 SASON/BATMAN

Ahmet Oğuz BALKAN

 

DUYGU SELİ

Giderim zamanın boşluğunda uzak kalır sesim gecelerde, titrer ellerim sana yöneldiğim de, gözyaşlarım boşanıverir sana geldiğimde. Su misali berrak olan duygularımı ne olur kirletme güzelim. Sana bahtiyar olan kalbimi verdim bir kere beni pişman etme. Kıvılcımlar çıkar gözlerimden gözlerine bir meşale olur gönlüm sevildiğinde. Seni hissederim nefesimin derinliğinde. Damarımda dolaşırken donar kanım hayretinle. Esrarengiz olan güzelliğinle büyüle ne olur beni de al kendine. Bana verdiğin bu ruhu bedeni ben olamadım galiba medeni, Taşımaz bu ruh bu bedeni ruh gerek, yürek gerek, inanç gerek. İlerlerken gizemli yolculuğunda dünya sabit kaldığını zanneden ben dünyayla birlikte yol alırken nasıl oluyor da hesabımı kitabımı iyi yapamıyorum. Ruhuma acı veren beni huzursuz eden günahlarım var.sorumluyum onlardan bir yere kadar ama yapamıyorum,diyemiyorum nefsime dur,istiyor nefsim yapıyorum,sonra pişmanlık duyuyorum,fakat iş işten geçmiş oluyor.Bir defa kırıyorum kalpleri  insanları  ama kalplere açılan yaralar maalesef iyileşmiyor.Ne kadar da telafi etmeye çalışsam eksikliklerimi bitmiyor tükenmiyor art arda geliyor sanki musibetler .Allah’ım ben niye böyleyim bilmem ki diye ağlıyorum sonra çocuklar gibi,ağlıyorum hıçkıra,hıçkıra zaman geçti çok geç kaldın diyor içimden bir ses ama bazı yaptıklarım çıkıveriyor önüme o zaman hadi hayırlısı diyorum.Allah büyüktür diyorum bu benim kaderimdir diyorum.Boyun büküyorum ayrıda olsam anadan,babadan,kardeşten,yardan,dededen,nineden,amcadan haladan,dayıdan,teyzeden ,dosttan,akrabadan,kızdan ,kızandan,mertliği bozandan,kurtulamam kaderi yazandan,davacı olun kötülüğü yazandan,ısmarlayın bana da mezardan yalan da olsa bu dünya ibret için gelen mesajlar var bize uzaydan.Sığınırım sana kötü düşüncelerden.Ölçü sende  Yarap ister az verirsin ister çok ben iyilerden olmak istiyorum halime şükür ediyorum.<<Sabreden derviş muradına ermiş.>>Beklemeyi bilirsen meyvesini yersin.

Dünyalara bedel o gözler var ya, derinlere dalıp çıkan sonsuzluğa bakan kalbime akan sevgiyi tutan, benliğimi benden çalan, düşüncemi alan dehşet verici huzura erdirici ismin var ya bu yetmez mi?

Deli gönül sana. Seheri özlerken gecelerde saklı sır hecelerde, belki bulurum seni sevgilerde, dolaşıyorsun şu günlerde dillerde. Hasreti ara dizelerde, beni bulursun gecelerde, yıldızım parlıyor şu günlerde. Bulunduğum şu yerlerde ıslık çalıyor mermilerde. Sana verdiğim güllerde yaprak bile olamadım. sana değer veremiyorum diyemem çünkü en değerli  servetim olan sevgim senindir. Kalbim senindir.Uzayan yollar bildirsin sana olan hasretimi.Kaybolan yılar versin dersini.

Ezersin karınca misali fili gerek yok aslında acıya, kedere gerek yok aslında tasaya oturduk bir kere masaya yaz Allah vicdan  olmasa bende yakardım yıkardım köhne harabeye döndürürdüm sevgini her şeyi.Lakin kalbim razı değil incinmene,gönlüm razı değil üzülmene,sen beni bırakıp çekip gittiğin günden beri hatanı anlarsın diye bekliyorum geçerken kapınızdan belki çıkarsın diye hâlâ bakıyorum.Ama yoksun gönlümde derinlere gömülen sevgiler gibi sende gömüldün,yoklukların  karanlığına ama dua et  yine en üstte sen varsın.Çünkü en son sensin belki  gönlüm sever bir daha başka birini o zaman  sende derinlere dalarsın balıkçıl gibi sevgi sevgiden üstündür ama ölçülü olmak lazım.Ben dağı severim ,taşı severim,yalnızlığı severim,sessizliği severim.Kuşları ağaçları,çiçekleri yeşili severim,siyahı severim,beyazı severim,maviyi severim,kısacası hayatı severin.Beni sen seni ben eden sevginin esiri olan iki kalbin çarpışlarını  duy ta gönlünün en derin yerinden en yüksek Everest tepesine kadar beni hatırla ve anımsa çünkü ben bir kere severim.Kalbim tatil yoksa giderim.

Gözlerim dolu, dolu olur düşününce niye mi çünkü geçen zaman durmak bilmezde ondan.Medet umarım sizlerden beni hayata bağlayın ne olur dostlar.Bir çıkmaza girmiş benliğim yorulur bedenim taşımaz olur bu yükü.Yıllarca karanlıklarda dolanan gönlüm çık artık aydınlığa hep mi dolambaçlı olacak yollarım,hep hazin mi dolacak yıllarım.Sorarım acımasızca geçen yıllara  baktım ki sen yoksun ne diyeyim karnı aç gezen berduşlar gibi dolanırım sokaklarda bir an gelir ki  o anı yaşamak çok önemlidir.Geceler bile güzel olur seni düşünürüm güçlükle  ne var bilmem ki sende  hep geceleri  düşlerimdesin.Unuttum seni diyordum ama bilinç altına yerleşen bir şeyler var ki seni bana gösteriyor geceleri.Uzayan yollar yakın olsa da gelsem  sizlere ama gelemem çünkü  yollar mayınlanırken yollar kesilirken asla çıkamam kırıp engelleri  çevirmiş etrafımı  niye dert çemberi  

Buraya geldiğim günden beri uyumam geceleri,bırakamam düşünceleri,silmek kolay mı zihinleri ,verirlerse birde hediyeleri yandım demektir.Çünkü onlarda kin,öfke nefret var.Önüme çıktı bir duvar o onu vurur o onu bırakalım  şimdi bunu.Kötü olacak bu işin sonu.Huylu huyundan vaz geçer mi ?Keçinin uyuzu ahırdan su içer mi?Acaba bu hasret biter mi?Sabah olup horoz öter mi?Ektiğim tohumlar biter mi?Kızlar buğday biçer mi?Ana bu dertler biter mi?Dokunma baba bana geleceğim galeyana çıkacağım yollara uçacağım yukarılara sen de gelip ağlayacaksın sonra mezarıma tabii içinde ben olmayacağım.Çünkü mayından parçalanmış bulacaklar,bir kol bir bacak acısı sizleri

1995 SASON/BATMA

                                                                             

 

yakacak felek elbet yüzüme bakacak. Sabredelim  dün dündü bu gün bu gün yarında yarın olacak elbet.

Beni sık boğaz etme sözümü kesme  ,bana gücenme,rızık varsa gelir yoksa gider.Azı veren Allah çoğu da verir .Şükretmesini bilmek gerek öz veri gerek,hizmet gerek,hürmet gerek,değer bilmek gerek,kanaat gerek,fazla mala tamah etme insan oğlu malın kıymetini bil.Mal insan için hayat için hiçbir şeydir.Para araç sadece hayat için.

Gangaster  kesilir adamın olmadığı yerde insan  nüsfeteleri horon teper önümüzde hayvan sosyeteleri hindi gibi kabarır gururdan,sümük bile akar burnundan,suratları çamurdan diz boyu boyadan geçilmez dudakları, ama koyun yok ki keçi abdurahman çelebi oldu.Fırsat geçti bir kere eline hemen indir di kesenin dibine.Aldı götürdü malı 5-10 kuruş gördü ya eli susmaz artır dili.öf anam öf devlet malını yediler bitirdiler.Sonrada yemedik dediler,bize yalan söylediler.Sorgu yok sual yok  alttan gir üstten çık,marifetse dürüst çık.Eğri otur doğru konuşta görelim bakalım kim kime dum duma gidiyor işler uçuruma ,haydi buyurun açık oturuma.Gel sıkıyorsa üstesinden işlerin.Kimi der verin kimi der alın

Bu yıl buradan gidin derim,bana izin verin derler yarın gelin.Ayak yolu bekçiliğine bile laik olmayan pezevenkler topluluğu sizde erkek  adam  çok az hepiniz  kalleşsiniz.hepiniz vampirsiniz.Çünkü devletin kanını emen bir parazitsiniz.Bir haşere sizden daha faydalı ama siz daha zararlısınız.Çünkü haşerenin ilacı var ama sizin ilacınız yok.Size ilaç kumar size ilaç açlık ,size ilaç silah,size ilaç yokluk,size ilaç gaddarlık, ama yapmıyoruz.Çünkü biz insanız.Çünkü biz müslümanız.Çünkü biz dürüstüz.Biz nankör değiliz.Biz insaflıyız.Biz Böyle terbiye gördük.Ahlak yargılarımız geleneklerimiz,göreneklerimiz bu.Sen de değer yoksa  insana cana canana.Bende çok şey var değer var saygı var,korku var,sevme var,sevilme var,nefrete paydos.Kine karnım tok dostluk kapım herkese açık aldatmayı hiç sevmem haram yemem kumar bilmem kimseyi dövmem.yerin dibinden gider gururum kibir desen hiç yok.Büyük olan yalnız Allah’tır.Ateşi yaratan elbet odunu da yaratmıştır .Senden hesap gününde hesap sorarken ben de yanına geleceğim,bakalım o gün bana ne cevap vereceksin.Yeme garip hakkını alırsın ahını tutarsa kan kusarsın yanarsın ver hakkını  al duasını<<Kiminin duası kiminin parası>> yeter bana.

1995 SASON/BATMAN

                                                                                                                        Ahmet Oğuz BALKAN



Tokat’ta Şehit edilen 7 asker ve Çukurca tütünlü karakolunda şehit edilen 17 askere adfen yazılmıştır. Oğuz BALKAN

Küçük Asker
Küçük asker,küçük asker
Toprağa düşmüş şehit asker
**********************
Başında küçücük beresi
Kan akıyor bak elbisesi
Düştüğü yer cennet bahçesi
Başında ağlıyor bacısı annesi
************************
Küçük asker,küçük asker
Toprağa düşmüş şehit asker
**********************
Eline almış ayla güneşi
Şehitlik onun bu mertebesi
Ağlıyor yine bir şehit annesi
Düştüğü toprak cennet bahçesi
**************************
Küçük asker,küçük asker
Toprağa düşmüş şehit asker
**********************
Sancağa sarmışlar askerimi
Her kes yapacak bu görevi
Kana bulanmış yeşil elbisesi
Düştüğü yer cennet bahçesi
************************
Küçük asker,küçük asker
Toprağa düşmüş şehit asker
**********************
Kahramanlık onun kanında
Çarpışıyor her cephede vatanında
Ölmesin askerler Türk vatanında
Ağlarız biz her şehit bayrağa sarıldığında
*********************************
Küçük asker,küçük asker
Toprağa düşmüş şehit asker
**********************
Yeşil urbasıyla toprağa düşmüş
Küçük asker şehit asker
Her şey vatan için demiş
Canını vermiş bizim asker
************************
Küçük asker,küçük asker
Toprağa düşmüş şehit asker
**********************
Mehmetçik demişler adına
Şahadet şerbetini içmiş varmış tadına
Hele bakın şu anaya kadına
Oğlunu vermiş bu vatana
***********************
Küçük asker,küçük asker
Toprağa düşmüş şehit asker
**********************
Sırtında çantası kumanyası
Uzak yakın yurdun her yakası
Kesilsin artık feryatların arkası
Yanmasın canlar bitsin kardeş kavgası
******************************
Küçük asker,küçük asker
Toprağa düşmüş şehit asker
**********************
Kınalı kuzular evlatlar
Görev için yanan canlar
Yere akıyor yine kanlar
On yedi şehit için yakılan ağıtlar
Son olsun artık yanmasın canlar
*******************************
Küçük asker,küçük asker
Toprağa düşmüş şehit asker
**********************
17 Şehit anısına yazılmıştır
ruhları şad olsun
AHMET OĞUZ BALKAN
YÜREKLİ İLKÖĞRETİM OKULU ÖĞRETMENİ/İVRİNDİ /BALIKESİR



DUYGU SELİ
Ne çiçekler açtı gönül bahçemde ama şimdi onlar yalnızlığımın karanlığında soldular. Bana sorulan sorularda senin sözlerin vardı. Bana yalnızlığı veren Allah’ım ne olurdu sanki bana biraz sevgi verseydin ruhları rencide eden karanlık kalplere ışık veren senken sen kalkıp ta bana yalnızlığı karanlığı veriyorsun. Huzur dolu olan gönlüm birden bire berekete muhtaç tarlalar gibi sana muhtaç kalıyor. Hiç durmadan çalan sazım şimdi harabedeki bay kuş gibi düzensiz ve bozuk ötüyor. Belleklerden silinmeyen
Mazim sanki beni çağırıyor. Hassas dokunuşlarla yaklaşan ellerin bir an duruyor. Şaha kalkan duyguların bir an yok oluyor. Seni zorluyorlar yokluk denizinde kıvranırken bocalıyorsun. Niye mi?
Çünkü sen benden daha acımasızsın. Ya sen benim yerime olsaydın acaba ne yapardın.
Kurumuş çiçekler nasıl yerlere atılıyorsa sende artık benim için kurudun. Şimdi yerlerdesin kırılan kalbim şu an sana buyuz ediyor. Benim yeni, yeni düşüncelerim var. Elimden şimdi hiçbir şey gelmiyor, çünkü iş çığırından çıktı. Ama sen arandın. Ben seni şimdi defterimden sildim. Sen kendini ne kadar nimetten saysan da artık kuru fasulye misalisin. Yani pek bir işe yaramazsın. Bir baltaya sapta olamazsın.
Ben kendimi hiçbir zaman büyük görmedim.Yalnız sen kendini dev aynasında gördün.Ben bazı anlar geldi yerin dibine girdim.Utandım seni sevdiğim için.Huzur dolan kalbimi şimdi sen acılara terk ettin.Acılar benim tek dostum.Acılar benim kardeşim,acılar benim arkadaşım,acılar benim kaderim.Ben ne ustalar gördüm senen gibi harca çimento yerine toprak katan.Paraya tapan.Para diye anasını satan .Her şeye bir bahane arayan.doğrudan kaçan insanı çekemeyen bazen övünen, bazen dövünen,bazen sevinen,bazen yerinen,kendine adam sanan,karıdan korkan,üç kuruşa namusunu satan,ne şerefsizler tanıdım ben.İnsan hayatında bir kere hata yaptı mı bu hatalar bir birini izlememeli.Yoksa insan bataklığa saplandı mı çabaladıkça içine gider.Tut ki elden tutsunlar elinden .Sus ki dilinden rahatsız olmasınlar
<<Bir şey biliyorsan konuşta faydalansınlar. Bir şey bilmiyorsan susta seni adam sansınlar>>…
İnsanlar beni anlamıyorlar. Ben ağlıyorum günahlara bana gülüyorlar. Bari sen olma onlardan yana diyorum ama nafile biz yıllardır galiba boşa kürek çekmişiz. Dilimizde tüy bitti nerdeyse ama hala direnenler var. İlle de günahkâr olacağım diyor adam. Ben çok ağladım inan sana en ince duygularla yaklaşırken sen alaylı bakışlarla ve beni hiçe sayarak kendi yolunda yürüdün. Galiba biraz izah tarzı yanlış sorulan sorulara mantıklı ve makul cevaplar vermek zorundayız. Yoksa senin bir açığını buldular mı yandın demektir.Kesinlikle inancından ve özverinden açık vermeyeceksin.Sana cahil ,cahil sorular sorarlar sen onlara bilginle üstün gelmelisin ki onlar senin bilgin karşısında boyun bükmek zorunda kalacaklar ve sana saygı göstereceklerdir.Sen onlara bağırmakla ve sorularını yanıtsız bırakmakla küçülürsün ve temsil ettiğin ,savunduğun fikri ancak ileri değil geri götürürsün.Bir adım atmak için önce hedefini belirle karşındakini çeşitli sorularla ölç biç sonra onlarla tartışmaya gir.Senden bilgisi fazla ise hemen konuyu değiştir.Alim olduğun konuda tartış az bilgin varsa sus dinle ve o fikirlere göre kendini hazırla ve ileri bir tarihte tekrar karşındakini kendi silahıyla vur ki neye uğradığını şaşırsın ve oda araştırma yapsın ki gerçeğe ulaşsın.Sen onun fikrini çürüt ki o bocalasın ve kendi fikrini ve senin fikrini araştırsın.Yanlışlar bazen insanı doğruya ulaştırır.Değilin değili varlığın kendisidir.Gerçektir.Gerçeğe ulaşmakta yanlışa yanlışla yaklaşıp onu yanlışla vuracaksın ki karşındaki gerçeğe ulaşsın.Mesela biri yanlış yapıyor.Sende yanlış yapacaksın ve yanlışla bir sonuca varılmadığını göstereceksin. Biri kitabı tersten mi okuyor bırak okusun.Sonra ona ne anladığını sor sana tersten cevap versin.Sinirlenme .Sen aynı yanlışı yapmaya kalk o sana der zaten yanlış yapıyorsun.Yanlış yap fakat sınırdan çıkma.Bunun için de çok bilgili olman gerekir.Yoksa sende yolu kaybede bilirsin.Önce hedefi seç sonra ateş etki mermi boşa gitmesin.
Kırılan ümitlerle yokluklara boğulan gönlüm bir gün gelir de acaba yokluktan kurtulur mu?Ya medet der dilim hep zalimlere acaba bir gün gelir de zalimler yer yüzünden silinir mi?Zekam çok yorgun belleğim zayıf cılız işkenceler hisseder ta ruhum bağırır yeter diye ama ardı tükenmek bilmeyen işkenceler gelir beni bulur.Belki bitecek bir gün acılar ben de yırtıp karanlığı gün ışığına çıkacağım.Lakin kutuplaşmalar var beni rencide eden sözler var.Konuşmalarımda hep bir ölçü var.Fakat şeytan diyor al şu ölçüyü laflarından ama yapamıyorum.Ben insanları kıramıyorum.O maziye gömdüğümüz şahlanan tarihimizde gelecek.Avrupalılaşmayı bir şey sanan parazit çığırtkanlar donsuz gezmek modernlik oluyorsa hep donsuz gezelim.Kalkıp ta benim anamın bacımın örtüsüne ne diye dil uzatıyorsun,ben sana diyor muyum çıplak gezme diye.Çıplak gezersen görünecek olan mal senin ben sadece başımı öne eğip geçerim.Çünkü senin gibilere bakmaya terbiyem müsaade etmez.Eğer çıplak gezmek ,ayyaşlık marifetse,zina serbestse,düzensizlikler alıp yürümüşse bunda bizlerin değil sizlerin suçu var.Çünkü siz toplum yargılarından uzaksınız.Siz ahlaka karşısınız.Gelecekte de başınıza geleceklerden biz değil sizler sorumlu olacaksınız.El alem çıkarken fezaya bizde çıkarız sizin gibiler sayesin de ancak helaya.Adam sudan sebeplerle yerken Türkiye’nin varını yoğunu herkes düştü cep derdine.Acaba bende ne ederimde cebimi doldururum dersen yanılırsın.Çünkü hayat adaletsizliklerle dolu sen kendini düzelteceksin.Hiç bir zaman yolsuzluk yapmayacaksın.Sana verilenle yetinmesini bileceksin.Yoksa gönül ister bir olsa bin ister.Bin olsa milyon ister.Alaca karanlığa kavuşurken gönlüm bir yıldız kayar ruhumu derinliklerinden.Sana yönelen hislerim bir gün gelir pes eder.Çünkü senin yüzünden çektiğim acılar yeter artık.Baharı beklerken hüsrana uğrayan çiçekler gibi boyun büktüm yaprak döktüm.Çünkü erken açan çiçekler gibiydim bir an geldi açıldım.Şimdi ise açılmaya korkuyorum.Yine eski günlerdeki gibi hüsrana uğramaktan korkuyorum.Yeniden yıkılmaktan korkuyorum.Ayaklar altına alınan gururum yeni ,yeni filizlenmeye başladı.Yeniden bu filizlerin kırılmasından korkuyorum.Sevmekten korkuyorum.Acıdan korkuyorum.Kısacası gurbetten korkuyorum,
Yalnızlıktan korkuyorum.
Sana sesleniş vardı, hitap vardı, yakarış vardı sözlerimde. Bir bakış anlam vardı gözlerinde. Ahım kaldı inan gündüzlerimde. Çünkü silah sesi vardı gecelerimde. Size ima etmek istedim dilim varmadı cümlelere, beni merak ederseniz sorun gecelere. Bana bir şey söylemek isterseniz başvurun hecelere.
Beni merak ederseniz dalın düşüncelere. Özlem kokar buram, buram gözümdesiniz hepiniz. Belki bir gün yine size geliriz. Gözyaşları tükenir beraber sileriz. Kuytu köşelere yatıp uyurdum. Ben sesimi sizlere duyurdum. Kader buymuş ne diyelim. Allah’a dualar edelim. Gönülleri bir edelim. Yeter ki bir birimizi sevelim. Arada bir telefon edelim. Gel Batman’a gidelim. Hayır, gidemem çünkü yollar mayınlı tehlikeli Sason’da 3.bölük yandı. Bıçak kemiğe dayandı. Askerler mateme boyandı. Günlerimi say diyemem. Bakarsın dönemem. Kefenimi giyemem. Sizlerden ayrı gözyaşımı silemem. Özledim sizleri büyük küçük nihayet sesinizi duyduk. Mutlu kıldınız beni sağ olun. Hep mutlu olun. Daim sevgi bulun. Bana dualar okuyun, sakın beni unutmayın. Ben gurbet kuşuyum uçar giderim yabana. Dostlar beni hep ana. Bana bir şey olursa sakın ağlama ana. Sen beni merak etme hala.
Vatan için görevdeyim. Ölsem de gideceğim. Kadere güveneceğim. Allah beni korur diyeceğim. Tek ona güveneceğim. Görevimi çok seveceğim. Ben bu uğurda kendimi vereceğim. Ben gurbetteyim yok bana sırdaş.Geceler şimdi bana kardeş .Silin gözünüzü olun bana teselli veren.Olacağım yoksa ben buralarda verem.Bana destek olun.Kötülükleri kovun.Birilerine sorun.Bir kenara koyun.Oldum şu anda armut boyun,siz elmaları soyun,ben yatayım yüzü koyun.Siz elmaları yiyin.Ben de rüyasına yatayım.Siz pişirin aşı ben gelirim belki gelmezsem Fatoş başını kaşı.Sana bir hediyem var bir çift söz Balıkesir’de iyi gez.Benim için iftarda kuru soğan ez.Kalmadı söylenecek başka söz.Üzgünüm deme bana kırma insan kalbini yapacak ustası yok.
Kırılan kalplere teselli ben olayım. Dökülen gözyaşlarına sel ben olayım. Bendini aşan seller gibi sana bir gün varayım beni kalbine alda bu acıdan kurtulayım.İncecik ruhuna sevgi olayım.Kırma beni güzel gözlüm gözünün kirpiği olayım sevgine tutsak esir kul köle olayım yeter ki beni sev sevgine hasretine muhtaç biricik gül olayım.Hem de kan kırmızısı senin sevdiğin türden bahçene ektiğin ama sevgi bahçene her gün baktığın itina ve özenle incecik narin kırmızı gülün olayım izin verir misin dünyadaki en değerli varlığım sevgi tomurcuğum kalp ağrım hasretim çok sevdiğim.
20 1995 SASON/BATMAN Ahmet Oğuz BALKAN


Haksızlık bu kadar da olmaz ki yıllardır sırtımıza binile ,binile ne hallere geldik,Astrologlara inanmışsa bütün insanlar bunda gariplerin suçu ne itilaf dolu sözlerle insana yaklaşan zalimler durun artık aldığınız yol yeter.Birazda dürüst insanları örnek alında onların da görüşünü alında onlara gün gelip imreneceksiniz.farkında olmadan eğlenceyle geçirdiğiniz zaman bir gün sizi vuracak elbet.Şahlanan gönüllerde var elbet yalnız onlar itinayla şu anda susuyorlar bu kadar insanı siz kör mü sandınız .Sizler kendi kazdığınız kuyuya düştünüz,mahcup oldunuz ,yüz buldunuz diye kendinizi kuyruklu yıldızın yanında gördünüz ama yanıldınız siz kendi ettiklerinizle vurulacaksınız.Patlamaya hazır bombaları ateşlediniz.Kendi ayağınızla bastınız mayına şimdi yürüme sırası bizde ahım şahım boy göstermek bizde güvence bizde derman bizde biz kalkan yaptık göğsümüzü keleşlere biksilere G 3 lere MG 3 lere kanaslara ama siz ne yaptınız sizler kaçtınız çünkü sizler sorumluluk bilincinde değilsiniz.sizler boş meydanda at koşturursunuz bağırırsınız ama bizler farklıyız.Bizler kader yolcularıyız .Sizler gibi kaçmayız ,ölürsek şerefli ölürüz,kalırsak şerefli yaşarız.sizler madalyona tek yönden bakıyorsunuz ben ise iki taraflı bakıyorum.Yıkılana bir de ben vurmuyorum elinden tutup kaldırıyorum.İyilik ve dürüstlükle yaklaşıyorum olaylara çok insancılım kendi çapımda insanı insan yapan gurur,şeref ve haysiyetidir.İnsan şerefiyle yaşar ve sınırları aşıp engel tanımaz.Bahane mi istiyorsun sen sudan sebeplerle bahaneler uydurup yolsuzluklara baş vuran ne insanlar tanıdım ben.Geceleri çığlıklarla uyanıp sebepsiz yere ölenler gördüm ben.İntikam için günahsız insanları vuranlar gördüm ben.Tehditler aldım irkildim yerine göre de sivrildim,bazılarını sevdim üzüldüm çünkü yoksul kalan dünyamda sen vardın bir zamanlar.Şu anda senden de mahrum kaldım.Çılgına döndüm rota şu anda değişti ama suç bende değil ki çıngıraklı yılanlar çıngırak çaldı sizler koştunuz sese şu anda çırpınıyorsunuz bende sizinleyim mahcup ,tedirgin buruk anılarla yaşarır bazen gözlerim mırıldanır dilim niye oldu bu olaylar,keşke olmasaydı herkes mutlu kalsaydı.yıkılmasaydı yuvalar ağlamasaydı analar bacılar ama yinede ateş düştüğü yeri yakar.Ben sevdiğimle yandım ,sizlerde intikamla kimi kaldı babasız kimi kaldı evlatsız.Biri var ki ah vefasız,vicdansız hiç uğramaz olduydu .Kış geldi diye olay çıktı ben geldim ilçeye şimdi onu düşünürüm gitmem gerek ama erinirim.Belki oda bana diyordur vefasız hoca diye ama suç benim değil bizi bu hallere getirenlerde.Sen ürkek ben ürkek yaşardık biz köyümüzde bazıları çok inatçı sanki katır gibi.Ama huzur doluydu içim en azından bakışın vardı ,melun,melun hele o gelişin yok mu akşamları niye böyle olduk biz demeyeceğim.Çünkü kader olsa gerek bu.Çünkü hep bu güne kadar sevgililerimi yitirdim.Ben aciz kaldım sevgililere hırs büktü beni düşürdü şimdi. Dilim dillere umut kapısıydı sevgin benim için ,oda yok oldu.Mağdur kalan benliğime hesap mı soruyorsun hatayı kendinde ara çünkü sen başı boşlukların esiri olmuş kendine yanlış yol seçmiş bedbahtlıklarla dolu hazemete uğramış yıkılmış yok olmaya yüz tutmuş köhne duvarlar arasında kalan birisin.Yaptığın şımarıklıklarla benim sinirlerimi beynime tazyik ettiren ve bundan zevk duyan kendi itilaflarını her an haklı gören ve bazen de gözümde yücelen kalbimin derin hissi köşelerinde yer etmiş bir çığ gibi büyüyen sevginle kalbime sahip olan bir gülsün.Damarlarımda oyulganan kanıma hareketlilik kazandıran sinir hücrelerimde elektriklenmelere yol açan vücudumda
Denge kuran arzuladığım ismini yazdığım bana benden yakın olan ruhumu elinde tutan hasretim yudum,yudum içtiğim bunca narin kız içinden seçtiğim evlerinin önünden geçtiğim sen oldun.Bana suç buldun ben sana ne hislerle yaklaştım.Sen kaldırdın attın bizi yerlerden yerlere gamsızlara eğlence olduk sayende.yorgun gibi kalbim şimdi yarıştan çıkmış at gibi.Önümde uzanır yollar Fırat gibi sonsuz ufuklarda serap gibi .İdam fermanımı aldım sayende tutuklandı kalbim hislerinle mağdur koydun beni çoraklığınla birde gıybet edersin beni ahiretliğinle silinir mi belleklerden sorarım sana ilk sevgiler ilk sevgililer .Ağır basarsa yeğni kalkar misali sen de serap gördün ben diyeyim gerçek ama her şeye rağmen aydınlığa koşan kelebekler gibi bende sana geleyim kelebeksem narinsem ne olur kırma beni .Pervane olup etrafında döneyim.Verme dile beni bana ışık ver ne olur seveyim seni kalp yolum açıktır sana.Beyazı alıp boyarsan siyaha kara olur.Bayanı alıp verirsen erkeğe ana olur.Atma sakın insana iftira karalanır.Devir karalama devri olmuş düzenbazlıklarla ne gençler gidiyor,ne hayaller yıkılıyor ,dünyalar yok oluyor.Kalleşlikle insan hayatıyla oynanabiliyor.İnsanlar hep husumete uğruyor .Kaşla göz arasında adamlar her türlü sahtekarlığı yapabiliyor.Bunlara seyirci kalan çok insan var.Haklıya hakkını veren yok bunların hesabını kimler verecek gözle görmediğin bir şeye inanma .İnsanı karalamak çok kolay ama onu temizlemek çok zor tıpkı bir binayı yapmak nasıl zor yıkmak ise çok kolay olduğu gibi.Hiç bir zaman insanı karalamayacaksın doğruluktan da ayrılmayacaksın.Şu günlerde diyorlar davul dengi dengine ama nerde bizimkiler de insan beğenme yok adam beğenme yok sanki kendileri kraliçe veya prens biraz alçak gönüllü olun anam fazla yüksekten uçmayın sonra sizleri de kartal kapar bak karışmam.sonra Bağdat’a pirince giderken Midyat’taki bulgurdan olursanız hiç şaşırmayın. Kendinizi büyük görmeyin.İnsanı kibir bir bataklık gibi yutar yok eder.Kıpırdadıkça içine gömülürsünüz. Sizi kurtaran da olmaz.Çünkü siz yüksekten uçtunuz.Ama ölçüyü bilemeyene örnek olsun diye bazılarının düşürülmesi gerekiyor.Ölçüyü doğru seçsinler ve kibirden uzak kalsınlar diye.
Ahmet Oğuz BALKAN


DUYGU SELİ
Bazen derin duygularla dolar kalbim.Bazen hırsla sarılırım hayallere.Bazen küskün yıllar bana, niye boyun büker çocuklar,niye kırılır ümitler,niye ezilir bilmem ki insanlar,niye haksızlıklar ordusuna katılır insanlar.Kırılır eller,bükülür boyunlar mahzun duygularla kaplı olan kalpler niye yoksulluklara itilir.Niye zalimler her zaman güçlüdür.Sessiz kalan her insan ezilmelimi ya öbür dünyada ne olacak adalet sizliklerin kol gezdiği bu dünyada haklıların ezildiği haksızların yükseldiği şu zalimler ordusunun hali ne olacak.Tüm yolsuzluklara göz yumulan bu dünyanın hali ne olacak.Tek suçum dürüst olmaksa bende mi yolsuz olmalıyım,bende mi düzensiz kalan dağılmaya yenilmeye mahkum olan ilerisini gerisini düşünmeyen hissiyatsız ,kalpsiz,hak yiyenlerden mi olayım.Asla ben inançlarım ve doğruların yolundan yürüyeceğim.Asla isyankarcılardan olmayacağım.Tüm güçlüklere
dayanacağım.Herkes yanlış yapıyor diye ben yanlış yapmayacağım. Asla dolduruşa gelmeyeceğim ve dürüst olarak yaşayacağım.
Sonsuz ufuklara bakıp ta Evreni sahipsiz sanan sapıklar,acaba nasıl oluyor da 200 Milyar Galaksi ve her galakside 200 Milyar yıldız ve uyduları hiçbir birine çarpmadan nizam ve intizamla dönüyor.Dünya kendi yolunda ilerlerken siz nasıl oluyor da hâlâ inkarcı oluyorsunuz.İlahi adaleti el

 
  Şimdiye kadar 67399 ziyaretçi  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=